20 Şubat 2014 Perşembe
4 Ağustos 2013 Pazar
İLAHİ DİNLE
İlahi yüce dinimiz İslamiyet’in ilk günlerinden itibaren insanlar için önemli bir müzikal olmuştur. Güzel ilahiler insanların içini açacaktır. İnsanlar ilahi dinle dikçe içinde ki huzur ve dünyaya bakış açısının zamanla değiştiğini hissedecektir. Çünkü ilahi özeldir. İnsanlar için bulunmaz bir nimet değerinde olan bu dini müzikal her kesimden insanın dinlemesi gerektiği özel bir durumdur. İlahiler dinle yen insanlar için ilahi sadece bir müzik ifade etmeyebilir bazen insanlar ilahilerden bazen sadece müzikal bir şey öğrenmeyebilir, ilahi içinde geçen söz ve terimler sayesinde dinimiz hakkında yeni ve güzel bilgiler edinebileceği gibi insanlara bu aldığı güzel bilgiler sayesinde iyi şeyler de öğretebilecek kadar ileri gidebilir. En güzel ilahileri dinleyen insanlar en güzel şekil de dinimizi yorumlayacaktır. En güzel ilahiler de genellikle bütün şekil de ilahi bulunduran ilahi sitesi lerinde bulunur.
18 Şubat 2012 Cumartesi
KÖY YOLLARI FELÇ
Yozgat'ta sabah saatlerinde başlayan yoğun kar yağışı 108 köy yolunu ulaşıma kapattı.Yozgat'ta sabah saatlerinde başlayan yoğun kar yağışı sebebiyle 108 köy yolu ulaşıma kapanırken, İl Özel İdaresi ekiplerinin yol açma çalışmalarını sürdürdüğü bildir
Yozgat'ta sabah saatlerinde başlayan yoğun kar yağışı 108 köy yolunu ulaşıma kapattı.
Yozgat'ta sabah saatlerinde başlayan yoğun kar yağışı sebebiyle 108 köy yolu ulaşıma kapanırken, İl Özel İdaresi ekiplerinin yol açma çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Belediye ekipleri de şehir merkezinde kar küreme ve tuzlama çalışmaları yaparak yolları açık tutmaya çalıştı. Ayrıca anonslarla vatandaşları uyaran belediye ekipleri, "Kar yağışının 4 gün süreyle devam edeceği bildirilmektedir. Bu sebeple sürücülerimizin mümkün olduğu kadar trafiğe çıkmamaları, çıkarlarsa da araçlarına zincir takmaları
can ve mal güvenli açısından önemlidir" dedi.
YOZGAT’TA HAYAT DURDU
Şehir merkezinde 40 yükseklerde de 70 santimetreye kadar ulaşan kar, Karayolları, Belediye ve Özel İdare’nin tüm ekiplerinin önlemlerini iki katına çıkarmasına neden oldu.
Kış’ın yüzünü olunca etkisiyle göstermeye başlaması Yozgat’ı beyaz bir örtüye bürüdü. Son üç gündür kesintisiz yağan, trafik başta olmak üzere insan hayatını da önemli ölçüde aksatan soğuk hava, şehirde neredeyse durma noktasına getirdi. Soğuk hava ile birlikte çocuklar dahil tüm canlılar kapalı mekanları tercih ettiler. Kimileri evlerinden çıkmamayı yeğlerken, zorunlu kalanlar da işlerini bitirdikten sonra dışarda kalmamaya özen gösterdiler.
Kar yağışının tüm yurtta olduğu gibi Yozgat’ta da etkisini arttırması, hayat şartlarını zorlaştırdı.
HAYATI VURDU
Yozgat’ta hayat, zaman zaman etkili olan kar yağışı ile birlikte önemli ölçüde aksadı. Trafiği olumsuz yönde etkileyen, yollarda buzlanmaya neden olan soğuk hava, zaman zaman tatsız olayların yaşanmasına neden oldu. Şehir merkezinde 40 yükseklerde de 70 santimetreye kadar ulaşan kar, Karayolları, Belediye ve Özel İdare’nin tüm ekiplerinin önlemlerini iki katına çıkarmasına neden oldu. Yollardaki kapanmalar, yardımlaşma sonucu önlenmeye çalışıldı.
HERYER BEMBEYAZ
Son üç gündür aralıksız yağan kar, Yozgat’ın geçmiş yıllarda bolca yaşadığı görüntülere kavuşmasına neden oldu. Beyaz bir örtüye bürünen şehirde, çocuklar dahil herkes insanlar, kapalı mekanları tercih etmek durumunda kaldılar. Kimileri evlerinden çıkmamayı yeğlerken, zorunlu kalanlar da işlerini bitirdikten sonra dışarda kalmamaya özen gösterdiler.
TRAFİK AKSADI
Soğuk havadan dolayı hem araçlarını çalıştırmakta, hem de trafikte ilerlemekte büyük sorunlarla karşı karşıya kalan sürücüler, mevcut durumdan en fazla etkilenen kesim oldu. Kimisi yaya olarak gitmeyi tercih ederken, trafiğe çıkanlar zor anlar yaşadı. Kötü hava günboyu şehiri büyük ölçüde ölü bir görüntünün yaşanmasına neden oldu. Kar ve tipi nedeniyle birçok köy yolu da ulaşımı kapandı
Türkiye kar esareti altına girdi. Afyon'da, Bolu'da birçok araç mahsur kaldı. Tunceli de kar esaretinden nasibini alan iller arasında. Tunceli-Erzincan karayolu da çığ düşmesi sonucu ulaşıma kapandı. Ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanıyor.
Tunceli'de kar yağışı, tipi ve çığ, ulaşımda aksamalara yol açtı. Çığ düşmesi sonucu dün ulaşıma kapanan Tunceli-Erzincan karayolu, yaklaşık 20 saat ulaşıma kapalı kaldı. Karayolunun 22-50. kilometreleri arasında 20 ayrı noktada düşen çığlar nedeniyle bölgede mahsur kalan yaklaşık 30 araç, karayolları ekiplerinin yoğun çabaları sonucu kurtarıldı
Tunceli'de kar yağışı, tipi ve çığ, ulaşımda aksamalara yol açtı. Çığ düşmesi sonucu dün ulaşıma kapanan Tunceli-Erzincan karayolu, yaklaşık 20 saat ulaşıma kapalı kaldı. Karayolunun 22-50. kilometreleri arasında 20 ayrı noktada düşen çığlar nedeniyle bölgede mahsur kalan yaklaşık 30 araç, karayolları ekiplerinin yoğun çabaları sonucu kurtarıldı
20 Kasım 2011 Pazar
Yozgatın Sorgun İlçesi'ne bağlı Mehmetbeyli, Temrezli ve Akoluk köyleri arasında, özel sektör tarafından yapılan sondaj çalışmaları sırasında yeni uranyum yataklarına rastlandığı bildirildi.
Yozgat ve Yozgatlı
Yozgatın Sorgun İlçesi'ne bağlı Mehmetbeyli, Temrezli ve Akoluk köyleri arasında, özel sektör tarafından yapılan sondaj çalışmaları sırasında yeni uranyum yataklarına rastlandığı bildirildi. Türkiye'deki uranyum rezervlerinin 9 bin ton civarında olduğu belirtilirken, 4 bin ile 4 bin 500 ton civarında olduğu tahmin edilen Sorgun'daki uranyum rezervinin 7 bin tona ulaştığı kaydedildi.
Bölgede 38 ayrı sondaj çalışması sonucunda önemli ölçüde uranyum madeni rezervi bulunduğunu belirten Adur Madencilik Şirketi'nin Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sabri Duransoy, bir ay içinde 7 ayrı sondaj yapılacağını, öngörülen sürenin ise 3 yıl olduğunu söyledi. Duransoy şu bilgileri verdi:
"Türkiye'nin en zengin uranyum kaynakları bu bölgede. Maden Teknik Arama (MTA) bundan 35 yıl önce burada uranyum arama çalışmaları yapmış. Biz de onların tespiti üzerinden hareket ettik. Onların yaptıklarına ilave olarak sondajlar yaptık. Bugüne kadar yapılan sondajlarda Türkiye'nin uranyum rezervlerinin 9 bin ton civarında olduğu tespit edilmiş. Bunun en büyük kısmı olan rezervler bu bölgede. Aşağı yukarı bu bölgede 4 bin ile 4 bin 500 ton civarında uranyumun bulunduğu tahmin edilirken, bizim yaptığımız sondajlar sonucunda 7 bin ton olduğunu tespit ettik. Bu rezerv, tahminleri değiştiren bir gelişmedir. Dolayısıyla rezerv tahminlerini yeniden revize etmemizi gerektiren Umutlu bir gelişmedir. Çalışmalarınızı biraz daha hızlandırdık. Aşağı yukarı bir ay sonra ikinci etap sondaj çalışmalarımız sona erecek."
FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI 3 YIL SÜRECEK
Duransoy, yaklaşık 1 yıldır bölgede yaptıkları fizibilite çalışmaları ve sondaj paketinin 3 yıl sürmesinin öngörüldüğünü belirtirken şunları söyledi:
"Bugüne dek 38 kuyuyu açtık. Ortaya çıkacak veriler sonucunda bir fizibilite raporu hazırlanacak. Fizibilite raporuna göre üretim tesisinin kurulup kurulmayacağına karar verilecek. Fakat üretim tesisinin ne şekilde kurulacağını, kaç yıl çalışacağını, kapasitesinin ne olacağını bize fizibilite raporları gösterecek. Öngörülen bir istihdam rakamı olarak yeni kurulacak tesiste 150 ile 200 arasında bir istihdam gözüküyor. Bu da bu memleketin çocuklarını yararlanabileceği bir yatırım olabilir."
Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek de MTA'nın Mehmetbeyli, Temrezli ve Akoluk köyü üçgeninde yapılan araştırmalarda 5 bin ton uranyum rezervi olduğunun bilindiğini, Adur Madenciliğin yaptığı araştırmalarda ise bu rakmın 7 bin tona ulaştığının belirlendiğini söyledi. - Yozgat / Sorgun
Yozgatın Sorgun İlçesi'ne bağlı Mehmetbeyli, Temrezli ve Akoluk köyleri arasında, özel sektör tarafından yapılan sondaj çalışmaları sırasında yeni uranyum yataklarına rastlandığı bildirildi. Türkiye'deki uranyum rezervlerinin 9 bin ton civarında olduğu belirtilirken, 4 bin ile 4 bin 500 ton civarında olduğu tahmin edilen Sorgun'daki uranyum rezervinin 7 bin tona ulaştığı kaydedildi.
Bölgede 38 ayrı sondaj çalışması sonucunda önemli ölçüde uranyum madeni rezervi bulunduğunu belirten Adur Madencilik Şirketi'nin Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sabri Duransoy, bir ay içinde 7 ayrı sondaj yapılacağını, öngörülen sürenin ise 3 yıl olduğunu söyledi. Duransoy şu bilgileri verdi:
"Türkiye'nin en zengin uranyum kaynakları bu bölgede. Maden Teknik Arama (MTA) bundan 35 yıl önce burada uranyum arama çalışmaları yapmış. Biz de onların tespiti üzerinden hareket ettik. Onların yaptıklarına ilave olarak sondajlar yaptık. Bugüne kadar yapılan sondajlarda Türkiye'nin uranyum rezervlerinin 9 bin ton civarında olduğu tespit edilmiş. Bunun en büyük kısmı olan rezervler bu bölgede. Aşağı yukarı bu bölgede 4 bin ile 4 bin 500 ton civarında uranyumun bulunduğu tahmin edilirken, bizim yaptığımız sondajlar sonucunda 7 bin ton olduğunu tespit ettik. Bu rezerv, tahminleri değiştiren bir gelişmedir. Dolayısıyla rezerv tahminlerini yeniden revize etmemizi gerektiren Umutlu bir gelişmedir. Çalışmalarınızı biraz daha hızlandırdık. Aşağı yukarı bir ay sonra ikinci etap sondaj çalışmalarımız sona erecek."
FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI 3 YIL SÜRECEK
Duransoy, yaklaşık 1 yıldır bölgede yaptıkları fizibilite çalışmaları ve sondaj paketinin 3 yıl sürmesinin öngörüldüğünü belirtirken şunları söyledi:
"Bugüne dek 38 kuyuyu açtık. Ortaya çıkacak veriler sonucunda bir fizibilite raporu hazırlanacak. Fizibilite raporuna göre üretim tesisinin kurulup kurulmayacağına karar verilecek. Fakat üretim tesisinin ne şekilde kurulacağını, kaç yıl çalışacağını, kapasitesinin ne olacağını bize fizibilite raporları gösterecek. Öngörülen bir istihdam rakamı olarak yeni kurulacak tesiste 150 ile 200 arasında bir istihdam gözüküyor. Bu da bu memleketin çocuklarını yararlanabileceği bir yatırım olabilir."
Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek de MTA'nın Mehmetbeyli, Temrezli ve Akoluk köyü üçgeninde yapılan araştırmalarda 5 bin ton uranyum rezervi olduğunun bilindiğini, Adur Madenciliğin yaptığı araştırmalarda ise bu rakmın 7 bin tona ulaştığının belirlendiğini söyledi. - Yozgat / Sorgun
9 Kasım 2011 Çarşamba
Yozgat'ın Kadışehri ilçesine bağlı Kabalı köyü sakinleri, kendilerine ait 600 tarlanın sınırlarını kaldırarak tek tarla haline getirdikleri 10 bin 500 dekar alanda oluşturdukları meyve bahçelerini sulama telaşına düştü-YOZGAT
Yozgat'ın Kadışehri ilçesine bağlı Kabalı köyü sakinleri, kendilerine ait 600 tarlanın sınırlarını kaldırarak tek tarla haline getirdikleri 10 bin 500 dekar alanda oluşturdukları meyve bahçelerini sulama telaşına düştü-YOZGAT
Tarih: 24.04.2011 12:22:18
Köy sakinleri 1. etap olan 5 bin 400 dekar alanda ihracata yönelik meyve üretmek amacıyla 400 bin meyve fidanı dikti Köylüler, fidanları sulamak için kurulacak damlama sistemine devletten destek bekliyor.
Yozgat'ın Kadışehri ilçesine bağlı Kabalı köyü sakinleri, kendilerine ait 600 tarlanın sınırlarını kaldırarak tek tarla haline getirdikleri 10 bin 500 dekar alanda oluşturdukları meyve bahçelerini sulama telaşına düştü. Köy sakinleri 1. etap olan 5 bin 400 dekar alanda ihracata yönelik meyve üretmek amacıyla 400 bin meyve fidanı dikti. Köylüler, fidanları sulamak için kurulacak damlama sistemine devletten destek bekliyor.
Kadışehri ilçesine bağlı Kabalı köyü halkı Kaymakam İsmail Şanlı'nın öncülüğünde Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdi. Köy sakinleri 1. etapta 600 tarlanın sınırlarını ortadan kaldırarak tek tarla haline getirdi. Ardından Kadışehri Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği, Kadışehri Belediyesi, Halıköy Belde Belediyesi ve Kabalı Köyü halkı bir şirket kurdu. Şirket 10 bin 500 dekar alanı 25 yıllığına kiralayarak meyve bahçesi oluşturdu. Yapılan hesaplara göre 10 bin 500 dekarlık alandan yıllık 200 bin TL kar elde edilmesi planlanıyor. Köy halkı, proje tamamlanırsa aynı alandan yıllık 60 milyon lira gelir elde edecek. Üretilen ürünlerin tamamı yurt dışına satılacak.
10 bin 500 dekar alanın ilk etabında 5 bin dekar alana 50 bin kiraz, 350 bin de bodur ve yarı bodur elma fidanı diken köy halkı, fidanları sulayacak damlama sistemini kuracak krediyi ve desteği bulamadı. Köy halkı, fidanların yaz aylarında kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını belirtiyor.
Kabalı köyünden Ömer Aslan, Kabalı Köyü halkı olarak Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdiklerini söyledi. Aslan, Tarlalarımızı birleştirip kimsenin yapamadığını yapıp, buraya 400 bin meyve fidanı diktik. Ancak damlama sistemini kuramadık. Şu anda traktörlerle sulamak zorunda kalıyoruz. Traktörlerle sulamanın maliyeti günlük 5 bin lira, damlama sistemi kurulsa günlük maliyet 200 TL'ye düşüyor. Biz Başbakan'ımız Recep Tayyip Erdoğan'dan köy halkı olarak kömür ve gıda yardımı istemiyoruz, biz damlama sistemi kurulmasını istiyoruz. Damlama sistemi kurulur meyvelerimiz ürün verirse hem biz kazanırız hem de devletimiz kazanır. Şu anda çoluk çocuk hep birlikte burada meyvelerimizi sulamak için çalışıyoruz. O da çok zor oluyor. dedi.
Şadi Ünal isimli çiftçi de yaptıkları projenin Türkiye ve dünyada ilk sıraya girecek bir proje olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: Köy halkı olarak modern meyvecilik yapacağız. Tarlalarımızı birleştirdik, sadece sınırların kalkmasıyla 500 dönüm alan kazandık. 400 bin meyve fidanı diktik. Ancak alan çok geniş olduğu için traktörlerle sulamak çok zor oluyor. Şu anda 25 traktörde 75 kişi çalışıyor ve maliyet yükseliyor. Damlama sistemi olsa hem maliyet düşecek hem de ilk iki yıl fidanların arasına kavun, karpuz, domates, salatalık gibi sebzeler ekilerek değerlendirilecek. Biz devletten damlama sistemine destek sağlanmasını istiyoruz. Damlama sistemi kurulmazsa bu fidanlar yaz ayları çok kurak geçtiği için kuruma riski ile karşı karşıya kalacak, verdiğimiz emekler boşa gidecek. Biz devlet yetkililerimizden bizim bu sorunumuza yardımcı olunmasını istiyoruz. Meyve alanı büyük olduğu için bir tarafı sulayıp diğer tarafı sulayıncaya kadar, tekrar sulanan yer su istiyor. Bu sulama işlemi 8. ve 9. aylarda daha yoğun olacak. O yüzden damlama sulama sisteminin bir an önce kurulması gerekir.
Tarlada babalarına yardım eden çocuklar da tankerle meyve fidanları sulamanın zor olduğuna dikkat çekerek, "Okuldan sonra ve hafta sonları buraya gelerek babamıza yardım ediyoruz. Hafta sonları sabahın erken saatinden itibaren burada çalışıyoruz, çok yoruluyoruz. İnşallah devletimiz bize sulama sistemi konusunda yardım eder. ifadelerini kullandı.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
